2 Eylül 2010 Perşembe

histerik seçimlemeler

Duyuyor musun !!!

Ayağımla arşınladığın en iç denizimde
Bastığın notaları
Evet şimdi oldu
Bu içimin en biz sesi...
Acısından kulak zarım yırtılır bir sabahın
Hiçbirşey olmamış da
Yatıp ölmüşsün acısı

Camdan bakıp güneşi yıldızı değil de duyuyorsam o acıyı
Hani senin bırakıp gittiğin
Coğrafyası belli olmayan …

Ben ölmüş müyüm
Yeşille mavinin algısı döndüyse kızıla
Bağışla beni

Belli ki saç telimi taktın kemanına
Yoksa bunca kan boşuna

Sonra açıyorum defterimi bul diyorum
Tüm cümlelerdeki
Bizli özneleri

Susup bakıyorsun
Ne bir kelimeyle ihanet edilesi bir cümlelik sevi ibaresi

ne de seni koyduğum nefesin içli bir hisi

Uzaktan bir kadının acı çığlığını duyup yastığıma koyuyorum sonra başımı
hiç gitmediğim bir yere gidiyor koynum
bir acıya hevesli
Kaç sancılı doğum daha atlatacak
Bu yetim duygu

Şimdi içimde kaç köşebaşı terk ettim
Kaç binadan atladım
Ve kaç masum haline öfkemi sıktım
Bütün hücrelerinle duyumsanır mı bir acı

Yapıştırdıkça nafile eksiltiyorum
Her saat başı bir can damarı kesip
Yine oturuyoruz
Ben ve muallak hüznüm
Hiçli saadetimin şefkat evine

Kazdığın göz altı çukurlarımın mor hikayelerine
olmuşsun altın kahraman

Kimsenin bilmediği yasak çizgiyi mi geçtin
Ve binlerce atlıya dur deyip babilin gizli bahçelerinden
Hangi hazineyi çalmaya yeltendin

Öyle bir savaş açtı ki içim
Ölmeye daha meyilliyim

Yüzük boğumsa parmağımda
Çıkarsam daha çok hatırlanır elin

Bu dünyaya yakışmayan tenim
Dokundukça rüyamın en saf bakışlarına yayılan yara
Seni hangi güzel bizimin içine koysam
Huysuz hıçkırığın yankılanacak sanki sevimde
Giy siyahımı
Kısacık adınla yazdığım sonsuz mecazı
Al ve git
Terk et bizi




Myk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder