25 Eylül 2010 Cumartesi

çok sesli nöbetlerim


Ömrüm
Bir boşluğun ertesindeyim
Zor bela kalkmış ruhumda firari bir gerçeğin kölesi oldum
Zaman dediğim yaslı bir anne benim
Kapı kapatıp içindeki yarı ölü bir hücrede kaç kere ıskalanmış
Hedefler bakiri yetsin dedim


Bitirip bu kirli riyayı
Melek akşamlarının düş odunlarında yakalım
Yalanlar dağ hissidir art arda dinmiş deliliğin geri yemini
Uzanırsın saçımda başlayıp ayak ucuma
Kadri bilinmemiş ve itelenmiş bu birlik düzeninde
Sesinin yanı başımda okşadığı nazlı bir evim


Ya da kapatsın bu seyri bitirip atalım
Nefsin ölü oklarını
Bir bir kömür ellerinden
Benden gitti her ah
Vicdanım boyun eğer yıkılıp kaldığı bir köşe başında
Kucağında taşıdığın bu denizin köpüklerinde olsun izim
Ben hiçlenirim




Oysa kirlettiğin dem benim gözümden akan yaşa gebe
Kibritle oynayan çocuk ikazıdır neslin özgür günahına
Eteğinden tuttun bu yalnız sefaletin
Dost edindim cüzamlı bir kalemi




Elden ele geçen kırgınlık hisleri dönüp de bakacaklar
Elbet zaferin en güzel tadına
Biriktir bu susları sana gelmiş olan hediyedir
Sessizliğinin umarsız hitabesi
Ve yalanlarsın kapılıp gittiğin fırtınanın şiddetini


Boğazında düğümlenip kalacak oysa tenim
Yapışıp kaldığımız bu duvar dibinde ne bir ev ruhu sezdim
Ne de yakıştı bize
Gitmeye yeltensem üzerime yıkılır sesin


Kaçıp bozsak bu oyunu ebelensek ,sobelensek, kirlensek
Kim neyler bizi
Kaskatı kesilmiş insanlığımız serseri hüzünler diyarı
Akşamın sarı yelinde belimi doğrultup gülemedim


Yüzüm ben kayıbım
Sancıyan bir annenin son duasıyım
Doğsam herkes ölecek
Kibirli bir akşamda günah sesiyim


Savrulan bin ihtişamlar ihanetin gizi seviye itaat etmiş
Bir yalan izi kabuğunda kendimi buldum
Bir ağaç ben yaklaştıkça kuruyup yanacak birden
Bilmesem hüznün acı koynundaki o derin sesi
Kimsesiz bırakacağım bağrında yanan ateşi


Her ukdenin bir hissi var bende
Ölmeye yeltenmiş bir ergenin sessi z intiharı var
Her akşamın bitimi dediler adıma
Avcunda derin bir ayak izinin ateşini tutan her sevdalı gibi bitirdim ben oyunumu


Suçsuz kaldığın duvar dibinde
Gizli bir fenakarlıkla bak zaferime
Ben ölü bir hücrenin esaretiyim


Cebine doldurduğum küçük heyecanlarım
Belki bir yağmura esin olmuştur.


Myk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder