25 Haziran 2011 Cumartesi

düşerken....



kapalı bir kutudan beterdim şimdi
şimdi dünyanın öbür ucuydum

bir cam kesiğiydi ellerim bin can kesiği
yedi kat göğe püskürdüğüm acıydım ben

bir akşam vakti çalındı kulağıma günah sözlerim
dünya gülmüştü ve bir elma gibi ortadan bölünmüştü dünya

elini tutarken belim büküldü dilim koptu yerinden
neye isyandık
kime küfretmiştik bilmeden
acı kokuyordu hayal ettiğimiz ülkeler
savaş doluyordu kelimeler
oysa ben her gece maviye adıyordum adını
düşler biriktiriyordum yüzünü bile görmeden
adım adım heceliyordum yazdıklarını
konuşamadıklarımı
ve biz nerelere gittik bir bilsen
evet senle ben
yan yana yürüdük ele ele dövüştük belki aynı kavgada

kaç kere geliyordun aklıma  adını sayıklarken buluyordum kendimi
sus diyordum duymayayım bir daha
mevsim değişti sonra
sıkı sıkı sarılmak gerekiyordu el ele tutuşmak
daha çok düşülürdü yollarda ve sen yarı yolda bırakıp mı gitmiştin beni hala anlamadım
sadece düştüm ..

ve üşüdüm
yalın ayak bir  heyecandan kalın çoraplı bir tevekküle adım attım yalnız
bir ağrının orta deminde
 Myk